Reggio Emillia Yaklaşımı

alternatif eğitim

22 Oca 2026

Blog Image
Blog Image
Blog Image

Reggio Emilia yaklaşımı, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında İtalya’nın Reggio Emilia kentinde, savaşın yıkıcı etkilerine karşı umut ve yeniden inşa arayışıyla doğdu. 1945’te yerel halkın girişimiyle kurulan küçük okullar, çocukların demokratik değerlerle, özgür düşünceyle ve topluluk bilinciyle yetişmesi için tasarlandı. Eğitimci Loris Malaguzzi’nin vizyoner katkılarıyla bu hareket, çocukların “yüz dilini” yani farklı ifade biçimlerini tanıyan, merak ve yaratıcılığı merkeze alan bir pedagojik felsefeye dönüştü. Zamanla Reggio Emilia okulları, sanatın, doğanın ve topluluk katılımının öğrenme sürecine dokunduğu özgün bir model olarak dünya çapında ilgi gördü; bugün birçok ülkede eğitimciler bu yaklaşımı kendi kültürel bağlamlarına uyarlayarak çocuk merkezli, deneyimsel öğrenme ortamları yaratıyor.

Reggio Emilia okullarında çocuk bilgiyle doldurulacak boş bir levha olarak görülmez.

Reggio Emilia taklit edilecek bir program sunmaz, her okulun kendine has  özelliklerine, çocuklarına ve bulundukları topluma göre yepyeni bir Reggio Emillia yaratması esasına dayanır. Önemli olan çocuktur, ders konusu ya da beceri değil. Öğretmenler pedagoglarla iş birliği yaparak çocuk gelişimine uygun çalışmaların  konusunu çocukların ilgi, merak ve ihtiyaçlarından yola çıkarak keşfeder.

 Projeler çocukların ilgilerine göre seçilir ve müfredat oluşturulur. Amaç; çocuğun özgür yapısı içinde, zorlamadan, örselemeden, incitmeden eğitim vermeyi hedeflemekte ve çocuğu şekillendirmek yerine çocuğun doğasına uygun olarak kendi eğitim sistemini şekillendirmektedir. Öğretmen bazen çocuğun arkasında onu     anlamaya çalışarak, bazen çocuğun yanında onu direk destekleyerek, bazen de onun önünde onu daha ileri çekmek için provoke eder.


Çocukların üç öğretmeni vardır; yetişkinler, diğer çocuklar ve fiziksel çevreleri...

LORIS MALAGUZZI

Çevre üçüncü öğretmendir ve çocuğun eğitimini destekler. Yani sürekli olarak çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre öğretmen ve çocuklar tarafından dizayn edilir. Örneğin, bahçede bulduğu bir çiçeğin nasıl büyüdüğünü soran bir öğrencisine, öğretmen direk cevap vermek yerine çocuklarla cevabı bulmak üzerine çalışır. Çocuklarla bir bahçe oluştururlar ve bitkileri araştırırlar. Öğretmenin rolü çerçeveyi  belirlemek ve içinde çocukların araştırmasını ve özgürleşmesini sağlamaktır.

Eğitimde çocuk-çocuk ilişkisi, çocuk-öğretmen ilişkisi, çocuk-aile-okul ilişkisi, çocuk-toplum ilişkisi, çocuk-fiziksel çevre ilişkisi her zaman dikkatle incelenir ve desteklenir

·       Öğrenme yaşantıları için çocuklarla birlikte keşfe çıkmak, · Kışkırtıcı fikirler ortaya atmak, problem çözmek ve tartışma başlatmak,

·       Çocukların öğrenim-oyun araçlarıyla ilgili karar vermesine yardımcı olmak, · Çocukların gelişimini görsel - işitsel araçlarla belgeleyip dosyalamak,

·       Öğrenme ve yaşantılar içindeki bağlantıları görmeleri için çocuklara yardımcı olmak, · Bir sunum faaliyeti olarak kullanmalarına kadar çocuklara bilgilerini tamamlamada yardımcı olmak,

·       Aileler ve diğer öğretmenlerle projeler konusunda işbirliği halinde olmak, · Ev, okul ve aile arasındaki bağlantıları geliştirmek